Bilgelik, felsefenin babası olarak adlandırılan THALES‘ in öncülüğünde “doğa filozofları“ndan beri uzun yıllardır tartışılmaktadır. Antik Dünya’nın 7 bilgesi diye isimlendirilen 7 filozof da hayat bilgeliklerinden ve felsefi derinliklerinden dolayı bu listede yer almıştır.
Bilgelik Uzak Doğu felsefesinde önemli bir yeri vardır. Özellikle Bhagavad Gita gibi büyük eserlerde bilgeliğe verilen önem görülmektedir. Bilgelik aslında aydınlanma yolunda önemli bir basamak olarak ele alınmıştır. Antik Yunan’da da Sokrates, Platon ve Aristo tarafından içsel mutluluk, mutlu bir yaşama götüren yol olarak tanım yapılmıştır.
Bilgeliğin tanımını yapmak güç olsa da özetle zeka ve akıldan daha öte olan, hayatı davranışsal ve bilişsel olarak büyük bir farkındalık ve uyanıklık, netlik, sağduyu, derin görüş, muhakeme ve sezgisel biliş ile yaşamak ve erdemleri hal etmek şeklinde tanımlayabiliriz.
Bilgelik her tür sübjektiflikten uzak durarak içerisinde yaşadığımız dünyayı tüm objektif, gerçekçi ve dolayısıyla da bilimsel olarak algılayıp ona göre davranmaktır diyebiliriz. Bilimsellik objektifliktir çünkü yalnızca gerçeği arar.
Bilgelik konusu daha uzun yıllar boyunca hepimizin ve gelecek nesillerin açıklamaya çalıştıkları bir şey olacaktır. Ancak özetle gerçek arayış ve bilgelik aşkı akıl, beden ve ruhun dengesini içerir.
Antik Yunanlıların “agape” dediği, Yunus Emre’nin “ışk” ile anlamaya çalıştığı ilahi AŞK ile yaşasın ki her insanı, her varlığı ve her olayı O’ndan görüp, hepsini Yaradan’dan ötürü aşkla karşılasın.
Bilgelik ve Bilge için genel bazı tanımlar yapılmış olsa da, kişiye özel tanımlamalar kişiye daha büyük ilhan veriyor veya gönlünü coşturuyor ve onu tekamül yolunda itiyorsa, o zaman kişinin kendi tanımı doğrudur.
Bilge Kime Denir ?
Yorum Yaz